» A VitaminiLida Termojenik Zayıflama Hapı Orjinal Lida Daidaihua

Kampanya Fiyatları

A Vitamini

18 Kasım 2009 – 09:56

Bu yağda eriyen bir vitamindir ve hayvansal gıdalarda bulunur. Aslında retinol, retinal, karoten ve karotenoitlerin oluşturduğu bir grup bileşenden meydana gelmiştir. A vitamininin asıl etkin biçimi retinoldür ve hormonal bir işlevi vardır. Retinolün kimyasal yapısı 1931de Paul Karrer tarafından tanımlanmıştı ve A vitamininin doğal ve sentetik, her iki şekli de yıllardır kullanılmaktaydı. Karotenler A vitamininin habercisi kabul edilir ve mideye indikten sonra karaciğerde A vitaminine dönüştürülürler. İnsanlar için toksik olmadıklarından daha güvenlidirler ve zehirlenme riski yoktur.

A vitamininin etkin biçimi retinal aldehittir ve gözdeki çubuk hücrelerdeki bir pigment olan, ışığa duyarlı rodopsinin doğru şekilde oluşması için yaşamsal önemi vardır. Pigment, retinalin opsin proteinine bağlanmasıyla oluşmuştur. Göze ışık girdiğinde ve bir çubuk hücreye vurduğunda, rodopsinin bileşenlerine ayrıldığı bir dizi reaksiyon başlatır. Bu durum, çubuk hücrede sinirsel bir etki yaratır ve beyne bir görüntü yollar. Rodopsin pigmenti karanlıkta yenilenir. A vitamininin sağlıklı görme için kritik önem taşıması ve gece körlüğünü önlemesi bu yüzdendir. A vitamininin noksanlığı durumunda, sağlığa zararlı çeşitli etkileri ortaya çıkar. Doku larda zayıflama görülebilir. Bu da keratomalasi ve kseroftalmi rahatsızlıklarına yol açar.
Keratomalasi, gözün kornea tabakasının kuruyup ülser oluşmasıdır. Bu rahatsızlık, gece körlüğü, ışığa karşı anormal hassasiyet, gözlerde ağrı ve kızarıp şişmiş gözkapaklarıyla kendini belli eder. Kseroftalmi de benzer bir rahatsızlık olup kornea ve konjuntiva kuru ve mat hale gelirler. A vitamini eksikliği sırasında gece körlüğü, dişlerin hatalı gelişmesi, büyümenin durması, çeşitli deri döküntüleri, mukoza rahatsızlıkları ve enfeksiyonlara karşı savunmanın azalması da görülür. Gelişmekte olan ülkelerde, çocuklarda görülen A vitamini noksanlığı, gözde yara oluşumu, körlük ve ölüme sebep olabilir.

A vitamini birçok besinde vardır. Bunlar arasında tereyağı, yumurta akı, hayvansal yağlar, karaciğer, yeşil sebzeler, böbrek, sarı/kırmızı meyveler ve sarı/turuncu sebzeler sayılabilir. Normal bir beslenmeyle alman A vitamininin dörtte üçü retinolün kendisinden, kalan kısım ise betakarotenden gelir.
A vitamini fazlası karaciğerde depolanır ve vitaminin karaciğerdeki yarı ömrü 200300 gün kadardır. Bu yüzden, A vitamini dengesi ancak çok uzun aylar süresince vitamin alımı çok düşükse bozulur. Her bireyin vücudundaki A vitamini tahminen bir milyon IU kadardır ve bunun yüzde 90′ı karaciğerde, yüzde 1.5 u kanda ve geri kalanı dokularda depolanmaktadır. Vitamin depolama kapasitesi karaciğer rahatsızlıkları sırasında düşer.

A vitamininin bu kadar büyük miktarda depolanmasının zehirlenmeye neden olma ihtimali vardır. A ve D vitaminlerinden kaynaklanan vitamin zehirlenmelerinin olduğu vakalar kaydedilmiştir. Ancak bu durum çok uzun süre, çok yüksek dozda vitamin alımına bağlı olarak ortaya çıkar. Akut A vitamini zehirlenmesi ilk olarak bundan 100 yıl önce, kutup kaşifleri arasında görülmüştür. A vitamini açısından çok zengin (> 10.000 IU/g) olan kutup ayısı karaciğeri ve ayıbalığı eti yiyen kaşifler, tipik A vitamini zehirlenmesi belirtileri olan baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrıları ve kusmadan şikayetçi oldular. A vitamininin fazlalığını gösteren ilk belirtiler cildin kuruyup kaşınmasıdır. Günde yaklaşık 25.000 IU içeren dozlar uzun süreyle alınmış bile olsa, kabul edilebilir düzeydedir. A vitaminin doz aşımının hamilelik sırasında gerçekleşmesinde ise, fetüsün zarar görmesi riski sözkonusudur. Ancak bu günde 20.000 IU üzerindeki dozlarda görülür. Bazı doktorlar, bu vitaminin günde 8.000 IU dozlar halinde alınmasının, hamilelik sırasında bile, tamamen güvenli olduğunu söyler.Yakın tarihli bir araştırma, vücutta A vitaminin ya da betakarotenin çok önemli olduğu birkaç yeni alan daha ortaya koymuştur. A vitamini ve karotenoit grubu çok sayıda deri hastalığı için etkili bir tedavi olmuştur. Kişinin güneş ışığı ya da ultraviyole ışıklara maruz kaldığı durumlarda ödem, akut yanıklar, ürtiker ya da cilt yaralarına neden olan ışık hassasiyeti de bu hastalıklardandır. Betakaroten, hücrelerdeki yağların ya da lipitlerin aşırı oksitlenmesini durdurabilen bir antioksidandır. Bunun hücrenin genetik malzemelerinden DNA ya da RNA’nın herhangi biri aracılığıyla gerçekleşiyor gibidir. Yine de, mekanizmanın işleyişi bilinmemektedir. Betakarotenin, singlet oksijen denen bir serbest radikal ile özel bir bağı vardır. Fazladan bir elektronu ya da bir protonu bulunan bu bileşik kararsızdır ve vücuttaki diğer moleküllerle reaksiyona girmeye hazırdır. Betakaroten, radikal ile reaksiyona girer ve onu sistemden siler. Betakaroten cildi aşırı güneş ışığından koruyabilir ve bunun sonucunda ciltte sararma görülür; bu durumun betakaroten dozunun asılmasıyla ilgisi yoktur.

Yorum Yaz