B12 Vitamini
07 Kasım 2009 – 19:22Lida kullanurken b12 vitaminin etkileri ve b12 eksikliğinde görülecek olaylar.
B12 vitamini, B vitamin kompleksinin en önemli vitaminlerinden biri olup, vücutta başta hematolojik ve nörolojik sistem olmak üzere çeşitli sistemlere etki eder. Dışarıdan B12 vitamini alınamadığında vitamin depoları 2 yıl süreyle bu vitaminin eksikliğini telafi eder. Bu depoların boşalması ile birlikte B12 vitamininin eksikliği klinik görünüm kazanır. DNA, RNA ve protein biyosentezinde görev alan B12 vitamininin eksikliği gastrik mukozal hücrelerin intrinsik faktör salınımındaki defekti sonucu, B12 vitamininin ileumdan absorbsiyonundaki yetersizlik sonucu oluşur . Bu eksikliğin klinik görünümleri olarak hematolojik (megaloblastik makrositer anemi), nörolojik (demiyelinizasyon, aksonal dejenerasyon sonucu gelişen parestezi), gastroentestinal (harita dil, anoreksi) belirtilerin yanı sıra psikiyatrik belirtiler de görülür. Diğer sistemlerin klinik görünümleri ile psikiyatrik belirtiler eşzamanlı olarak ortaya çıkmayabilirler. Bu yakınmalar birbirinden bağımsız olarak kendilerini gösterebilirler. B12 vitamini eksikliğinde bazen hematolojik etkiler gelişmeden psikiyatrik belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Strachan ve Henderson B12 vitamini eksikliğinin, normal kemik iliği ve kan hücre değerlerine rağmen psikiyatrik bozukluk yapabileceğini belirtmişlerdir. B12 vitamini eksikliğinde yerine koyma tedavisi uygulanır. Verilecek B12 vitamini dozu ilk 1 hafta her gün 1000jgr kobalamin IM, sonra 1 ay boyunca haftada bir, ardından ayda bir olarak ömür boyudur. Normal serum B12 seviyelerinin 300 pg/ml’nin üstünde olması beklenir. 150300 pg/ml arası değerler şüpheli sonuç olarak değerlendirilip tekrarlanmalıdır.
B12 vitamini eksikliği sonucu ajitasyon, irritabilite, negativizm, konfüzyon, yönelim bozukluğu, bellek kaybı, konsantrasyon bozukluğu, dikkat eksikliği, apati, uykusuzluk gibi psikiyatrik belirtiler görülürken; depresyon, bipolar bozukluk, panik bozukluk, psikoz, fobi, demans, kronik yorgunluk sendromu gibi psikiyatrik bozukluklar da gelişebilmektedir.
B12 vitamini eksikliğinin psikiyatrik etkilere sebep olabileceği ile ilgili olarak en eski yayınlardan biri Langdon’ın 1905 yılında pernisiyöz anemi ile mental fonksiyon bozukluğu arasındaki ilişkiden bahsettiği yazısıdır. Bu yazıda pernisiyöz aneminin psikiyatrik bozukluklara yol açabileceği belirtilmiştir. Bu etkileşimin nedenine yönelik çalışmalara daha sonraki yıllarda rastlamak mümkündür. B12 vitamini eksikliği ve psikiyatrik bozukluk gelişiminin etyopatogenezine bakılacak olunursa “ortomoleküler” kavramından söz edilebilir. Bu kavrama göre vitaminler moleküler düzeyde nörotransmitterlerle etkileşim gösterirler ve eksikliklerinde nörotransmitter düzeylerini etkileyerek psikiyatrik bozukluklara yol açabilirler. Vitamin B12‘nin ve folatın nörotransmitter sentezinde görev aldıkları bilinmektedir. Psikiyatrik bozuklukların monoamin seviyelerindeki artma ya da azalmalar sonucu nöron hücre membranının stabilitesinin bozulması ile geliştiğine ilişkin çok sayıda kanıt vardır. Ratlarla yapılan bir çalışmada B12 vitamini eksikliğinde beyinomurilik sıvısındaki nörotransmitter seviyelerinde artma ya da azalmalar bildirilmiştir. Aynı zamanda B12 vitamini seviyelerinin çoğu zaman serum folat düzeyleriyle bağlantılı olduğu bilinmektedir. Folat düzeylerindeki azalma kan homosistein düzeyinde artmaya sebep olur. Homosistein, nörotoksik metabolitleri olan bir moleküldür ve bu molekülün yüksek seviyeleri psikiyatrik tablolara yol açabilmektedir. Regland ve arkadaşlarının 20 tedavisiz şizofreni hastasının serum homosistein düzeylerini araştırdıkları bir çalışmada hastaların 9′unda yüksek homosistein düzeyleri bulunmuştur.
B12 vitamini eksikliği gelişen bir hastada yapılan postmortem patoloji sonuçlarından bahsetmek belkide bu vitamin eksikliği ile psikiyatrik yansımalarının daha net anlaşılmasını sağlayacaktır. B12 vitamini eksikliğinde patolojik olarak nöronlarda, kapiller ve arteriollerde, beyaz cevherde mikroskobik değişiklikler ve arteriollerde değişik derecelerde endarterit oluştuğu gözlenmiştir.
B12 vitamini eksikliği olan hastaların %35′inde nöropsikiyatrik semptomlar görülebilmektedir. B12 vitamini eksikliği beyin fonksiyonlarında bozulmayla giden organik psikoza sebep olur. B12 vitamini eksikliği sonucu oluşan psikotik olgular sınırlı sayıda literatürde yer almaktadır.
Yapılan bir çalışmada geriatrik 54 hastada B12 vitamini eksikliğine bağlı gelişebilecek psikotik belirtiler araştırılmış ve hastalarda psikotik bozukluktan daha çok psikotik özellikler içeren depresyon saptanmıştır.
Bu olguyu sunarak nonfonksiyonel psikozlara dikkat çekmeyi ve psikotik atakla gelen bir hastada B12 vitamininin düzeyine bakılması gerektiğini hatırlatmayı amaçladık.
