Depresyon Nedir?
12 Aralık 2009 – 10:04İngiltere’de herhangi bir anda üç milyon kişi depresyon geçirmektedir. İngiltere’de her yıl depresyonun en ağır biçimini geçirenlerden dört bini intihar eder. Bunlar ürkütücü istatistiklerdir ama daha da ürkütücü olan depresyon geçirenlerin üçte birinin bu durumları teşhis edilemediği için, depresyonun tedavisi mümkün olduğu halde, tedavi edilememeleridir.
Bunun nedeni depresyon konusundaki bilgi eksikliğidir. Kraliyet Psikiyatristler Derneği ile Kraliyet Pratisyen Hekimler Derneği 1992′de kamuoyunu bu durum hakkında bilinçlendirmeye ve depresyonun belirtileri, nedenleri ve tedavisi konusunda bilgilendirmek amacıyla Depresyonla Mücadele adında beş yıllık bir kampanya başlatmışlardır.
Halkı belirli tıbbi durumlar hakkında eğitmek çoğunlukla büyük başarı getirir. Depresyonun teşhisinin güç olduğu ve teşhis edilmediği takdirde intihara yol açacağı bilindiğinden insan olarak bu durum hakkında daha fazla bilgi edinme yükümlülüğü altındayız.
Depresyon sorunlar ve belirsizliklerle sarılı bir konudur. Bunlar semptomlardan teşhise, tedaviye, tedavi sonrası etkilere kadar depresyonun her alanında görünürler ve sözcüğün kendisiyle başlarlar.
Depresyon sözcüğüne ilişkin başlıca sorun bunun çok yaygın olarak kullanılması ve genel olarak da aslında akıl hastalığının, hatta bazı durumlarda gayet ciddi bir akıl hastalığının gerçek bir tanımı olmasıdır. Sözcük daha genel anlamda aşırı derecede geçici ve aşırı derecede hafif olan bir can sıkıntısı anlamına da gelir.
Depresyon sözcüğüyle ilişkili diğer sözcükler de aynı şekilde genel anlamda kullanılırlar. Böylece karanlık ve yağmurlu bir Kasım günü sokakta karşılaşan komşular birbirlerini Ne iç kapayıcı bir gün! derler. Bununla herkesin yaşam sevinciyle coştuğu parlak yaz günlerinden biri olmadığını kastederler.
Depresyon geçiriyor sözcüğünü de çok sık, hatta şaka olarak da kullanırız. Bir parti iptal edildiği için çocukların depresyon geçirdikleri söylenebilir.
Normal halimizden daha mutsuzsak ya da keyifsizsek zaman zaman depresyon içinde olduğumuzu söylüyor olmamız depresyon geçiren bazı insanların ağır bir hastalıkla karşı karşıya oldukları gerçeğini anlamamızı güçleştirir. Eğer biz nezleysek verem ya da zatürree olan insanların bizden daha ağır hasta olduklarını biliriz; çünkü semptomların ağırlığı bunların adlarından bellidir. Ama depresyon sözcüğü zihnin kısa süreli, önemsiz bir durumu için de, çok ciddi olabilen ve çok uzun sürebilen bir akıl hastalığı için de kullanılır.
Kısa bir süre önce tıbbi anlamda depresyon geçirmiş bir kimse için bu sözcüğün hafif anlamda kullanımının kendisinin hissettikleri ile hiçbir ilgisi yoktur.
Depresyon geçiren ve iyileşme aşamasına ulaşmış bir kişinin bir daha depresyon sözcüğünü boş yere kullanmayacağına yemin ettiği çok görülmüştür. Bunlar ancak kendileri depresyon geçirdikleri zaman bu sözcüğün akla ne feci şeyler getirebileceğini öğrenmişlerdir.
Tedavi tamamlanıp da anılar solunca onlar da sözcüğü bizler gibi kullanmaya başlarlar. Eski ahşkanlıklardan kurtulmak kolay değildir ve bunların depresyon görüşlerinin de yaşamlarına hakim olmaması iyi bir şeydir.
Tıbbi anlamda depresyonun sorunu sadece genel kullanımda olduğu gibi keyifsizlik olması değildir. Depresyon geçiren bazı insanlar umutsuzluk ve şiddetli çaresizlik hissederler ki, bu durumlarını depresyon sözcüğünden çok daha etkili bir şekilde tanımlar ve o zaman bile depresyonun getirebileceği umutsuzluk ve boşluk duygularım belirtmekte yetersizdir.
Tıp mesleği depresyona ilişkin dil sorunlarının farkında olup depresyon olarak bilinen tıbbi duruma klinik depresyon adını vererek soruna bir çare bulmaya çalışmıştır. Ancak sıradan insan için bu pek fazla bir anlam ifade etmediğinden büyük bir gelişme değildir. Gerçekten de bu terim sıradan insanın depresyon anlayışına bir şey eklememektedir.
